Etiket arşivi: çekim

Dijital panoramik görüntüleme merkezimiz ataköy bakırköy

Tüm dişleriniz ve ağız içi dokularınız değerlendirilerek henüz şikayetiniz olmayan dişlerle ilgili müdahaleler gerekiyorsa bilgilendirilirsiniz. Henüz derin olmayan diş çürükleri size rahatsızlık vermiyor olabilir ancak ilerlediği durumlarda rahatsızlık hissedebilirsiniz. Bu başlangıç aşamasındaki dişeti hastalığınız konusunda bilgilenirseniz ileriye yönelik olarak dişeti çekilmelerini ve diş kayıplarını engelleyebilirsiniz.

Tedaviden beklentileriniz değerlendirilir:
Eğer diş hekimine başvurma nedeniniz estetik olarak daha güzel dişlere sahip olmak ise tedaviden nasıl bir sonuç beklediğinizi çok iyi ifade etmelisiniz. Bu durumda hekiminiz de beklentilerinizin uygulanabilirliği konusunda sizi daha rahat bilgilendirecektir.

Teşhis amaçlı röntgen tetkiki istenebilir:
Röntgen 2 türlü istenebilir. Genel olarak tüm ağız içi durum değerlendirmesi gereken durumlarda Panoromik Röntgen çekilmesi istenebilir. Lokal olarak tek bir diş kaynaklı şikayetlerde hasta koltuğunda tek dişin röntgeni çekilerek dişin durumu değerlendirilir. Panoromik röntgen çenelerle ilgili genel bir görüntü verdiği için bazen ağız içi muayene sırasında saptanamayan ara yüz çürükleri, uyumsuz restorasyon, eksik kanal tedavisi, kök ucu iltihabı gibi durumların teşhisini sağlar.

Tıbbın diğer alanlarında olduğu gibi diş hastalıklarında da hastalık, yara yada teşhis için röntgenler kullanılır. Röntgenler genelde diş apseleri, diş çürükleri, periodontal hastalıklar nedeniyle kemiğin zarar görmesi, çene kemiğinde ve çene kemiğindeki diğer bozukluklarda, sıkışmış dişlerde ve kırılan dişlerde bozuklukların varlığı ve boyutunun teşhis etmesi açısından önemlidir.

Çürüklerde röntgen çürüğün, dişlerin yada diş eti çizgisi arkasına gizlendiğinde diş minesi sağlıklı gibi dursa da dişteki durumu gösterir. Eğer diş hekimi bir sorun oluğu kanısına varırsa dişinizin röntgenini isteyebilir. Diş röntgeni çekiminde radyasyon miktarı çok azdır ve işlem çok basittir. Çürüklerin tespiti için en sık kullanılan yöntem röntgendir.

Ağzın içine, dişin yanında küçük bir film yerleştirilir. Siz filmi, filmi saran kağıdı aşağı doğru ısırarak tutarsınız, böylece röntgen aleti sorunlu dişi hedefler ve röntgen çekilir. Bir kaç dakika gibi kısa bir sürede filmin banyosundan sonra, diş hekiminiz yapılması gerekenleri ve tedavi yöntemini belirleyebilir.
Dişlerin tümünün röntgeni sadece teşhis amaçla çekilmeli, düzenli bir muayenenin amacı olmamalıdır. Böyle olması gereksiz yere fazla radyasyon almak demek olur. Özel durumlar dışında tüm ağızın röntgeni 5 yılda bir kereden fazla çekilmemelidir.

Röntgen çekimi sırasında, fazla radyasyon almanıza önlem olarak diş hekimi size, göğüsten bacağa doğru ön tarafınızı kaplayan bir kurşun önlük giydirebilir. Herkesin bu önlüğü giymesi gerekir fakat hamile ve emziren kadınlarda bu çok daha önemlidir.

Panoramik röntgen

panoramik x-ray ya da ilk adı ile panorextir. Panoramik röntgendeki x-ışınlarının verdiği radyasyon oranı diğer yöntemlere göre daha azdır. Sonuç hızlı bir şekilde alınır. Bu yöntemde özellikle diş ağrıları olan hastalar için çok büyük zaman avantajı vardır. Panoramik röntgen, diş doktorlarının yapacağı, diş implant ameliyatları planlamasında da çok gereklidir. Panoramik röntgen diş hekimine hastanın, burun bölgesini, sinüslerini, alt ve üst çene eklemlerini, dişlerini ve onu çevreleyen kemik yapısını gösterir. Panoramik röntgen filmi kistleri, tümörleri, kemik düzensizliklerini ve çok daha fazlasını ortaya çıkarmaktadır.

Dijital Sefalometrik röntgen

Sefalometrik röntgen cihazıyla ön, arka ve yan pozisyonlarda kafa kemikleri ve yumuşak dokular aynı filmde görüntülenmektedir. Bu yöntem çekim genelde ortognatik cerrahi gerektiren hastalardan alınmaktadır. Tedavi öncesi tedavi planının hazırlanmasında ve tedavi sırasında veya sonrasında tedavinin etkilerini değerlendirebilmek amacıyla alınır.

 

Ayrıntılı bilgi için

0 549 347 4 347

0 212 661 69 79

 

 

 

 

AĞIZ KURULUĞUNA YOL AÇAN NEDENLER

 

Tükürük bezlerinin fonksiyonlarının bozulması sonucu salgılanan tükürük miktarında büyük ölçüde azalmalar görülür. Tükürük akış hızının azalması veya kuruluk hissi sadece bir bezin fonksiyonunun bozulması sonucu değil, genellikle tüm bezlerin veya çoğunun fonksiyon görememesi nedeniyledir .Salgılanan tükürük miktarının azalmasına yol açan durumlar aşağıda belirtilmiştir.

Ağız kuruluğuna yol açan nedenler

1.            İlaç kullanımı

2.            Radyoterapi

3.            Sistemik hastalıklar , bağ dokusu hastalıkları ,Bağışıklık sistemi bozuklukları (AİDS gibi) ,Hormonal bozukluklar (Diabet gibi) – Beslenme bozuklukları

4.            Psikolojik bozukluklar (Depresyon gibi)

5.            Yaşlanma ve tükürük miktarında azalma

6.            Travma ve cerrahi operasyonlar

Tükürük bezlerinin bu denli yaygın etkilenmesi ve fonksiyon görememesinde en önemli etken, sistemik bazı ilaçların kullanımıdır. Antikolinerjik, antihistaminik, anti depresan, diüretik, antiparkinson ve psikoterapötik preparatlar tükürük miktarının azalmasında ilk sırada yer alan ilaçlardır. İlaç kullanımı kesildikten kısa bir süre sonra tükürük miktarı normal değerlere geri döner.mÖzellikle baş, boyun bölgesine yapılan radyoterapi, tükürük bezi fonksiyonlarının bozulmasına ve uzun süre bu durumda kalmasına yol açan bir nedendir.

TÜKÜRÜĞÜN ÇÜRÜKLERE KARŞI KORUYUCU FONKSİYONLARI

• Şekerin ağız ortamından uzaklaştırılması : Beslenmeyle alman karbonhidratların özellikle şekerlerin ağız ortamında uzun süre kalmadan uzaklaştırılması tükürüğün en önemli fonksiyonlarından birini oluşturur.

Sıvı karbonhidratların alımını takiben ilk birkaç dakika içinde şekerin ağız içindeki konsantrasyonu hızla düşer, sonraki dakikalarda bu düşüş yavaşlar.

Gargara, macun ve jellerle alman florür de aynı mekanizmayla ağızdan uzaklaşabilir. Ancak florürün uzaklaşması şekerin uzaklaşmasından daha yavaş olmaktadır. Çünkü florürün ağız içinde yumuşak ve sert yüzeylere bağlanabilme özelliği vardır. Geçici olarak depolanan bu florür bir süre sonra yavaş yavaş salınmaya başlar. Florürün etkinliği bu süreye de bağlıdır ve ne kadar uzun sürerse, çürük önleyici etkisi o kadar güçlenir.

panaromik röntgen

PANAROMİK RÖNTGEN

 

Genel ağız muayeneniz:
Tüm dişleriniz ve ağız içi dokularınız değerlendirilerek henüz şikayetiniz olmayan dişlerle ilgili müdahaleler gerekiyorsa bilgilendirilirsiniz. Henüz derin olmayan diş çürükleri size rahatsızlık vermiyor olabilir ancak ilerlediği durumlarda rahatsızlık hissedebilirsiniz. Ya da henüz başlangıç aşamasındaki dişeti hastalığınız konusunda bilgilenirseniz ileriye yönelik olarak dişeti çekilmelerini ve diş kayıplarını engelleyebilirsiniz.

Tedaviden beklentileriniz değerlendirilir:
Eğer diş hekimine başvurma nedeniniz estetik olarak daha güzel dişlere sahip olmak ise tedaviden nasıl bir sonuç beklediğinizi çok iyi ifade etmelisiniz. Bu durumda hekiminiz de beklentilerinizin uygulanabilirliği konusunda sizi daha rahat bilgilendirecektir.

Teşhis amaçlı röntgen tetkiki istenebilir:
Röntgen 2 türlü istenebilir. Genel olarak tüm ağız içi durum değerlendirmesi gereken durumlarda Panaromik Röntgen çekilmesi istenebilir. Lokal olarak tek bir diş kaynaklı şikayetlerde hasta koltuğunda tek dişin röntgeni çekilerek dişin durumu değerlendirilir. Panaromik röntgen çenelerle ilgili genel bir görüntü verdiği için bazen ağız içi muayene sırasında saptanamayan ara yüz çürükleri, uyumsuz restorasyon, eksik kanal tedavisi, kök ucu iltihabı gibi durumların teşhisini sağlar.

Tıbbın diğer alanlarında olduğu gibi diş hastalıklarında da hastalık, yara yada teşhis için röntgenler kullanılır. Röntgenler genelde diş apseleri, diş çürükleri, periodontal hastalıklar nedeniyle kemiğin zarar görmesi, çene kemiğinde ve çene kemiğindeki diğer bozukluklarda, sıkışmış dişlerde ve kırılan dişlerde bozuklukların varlığı ve boyutunun teşhis etmesi açısından önemlidir.

Çürüklerde röntgen çürüğün, dişlerin yada diş eti çizgisi arkasına gizlendiğinde diş minesi sağlıklı gibi dursa da dişteki durumu gösterir. Eğer diş hekimi bir sorun oluğu kanısına varırsa dişinizin röntgenini isteyebilir. Diş röntgeni çekiminde radyasyon miktarı çok azdır ve işlem çok basittir. Çürüklerin tespiti için en sık kullanılan yöntem röntgendir.

Ağzın içine, dişin yanında küçük bir film yerleştirilir. Siz filmi, filmi saran kağıdı aşağı doğru ısırarak tutarsınız, böylece röntgen aleti sorunlu dişi hedefler ve röntgen çekilir. Bir kaç dakika gibi kısa bir sürede filmin banyosundan sonra, diş hekiminiz yapılması gerekenleri ve tedavi yöntemini belirleyebilir.
Dişlerin tümünün röntgeni sadece teşhis amaçla çekilmeli, düzenli bir muayenenin amacı olmamalıdır. Böyle olması gereksiz yere fazla radyasyon almak demek olur. Özel durumlar dışında tüm ağızın röntgeni 5 yılda bir kereden fazla çekilmemelidir.

Röntgen çekimi sırasında, fazla radyasyon almanıza önlem olarak diş hekimi size, göğüsten bacağa doğru ön tarafınızı kaplayan bir kurşun önlük giydirebilir. Herkesin bu önlüğü giymesi gerekir fakat hamile ve emziren kadınlarda bu çok daha önemlidir.

Panoramik röntgen,

panoramik x-ray ya da ilk adı ile panorextir. Panoramik röntgendeki x-ışınlarının verdiği radyasyon oranı diğer yöntemlere göre daha azdır. Sonuç hızlı bir şekilde alınır. Bu yöntemde özellikle diş ağrıları olan hastalar için çok büyük zaman avantajı vardır. Panorex yani panoramik röntgen, diş doktorlarının yapacağı, diş implant ameliyatları planlamasında da çok gereklidir. Panoramik röntgen diş hekimine hastanın, burun bölgesini, sinüslerini, alt ve üst çene eklemlerini, dişlerini ve onu çevreleyen kemik yapısını gösterir. Panoramik röntgen filmi kistleri, tümörleri, kemik düzensizliklerini ve çok daha fazlasını ortaya çıkarmaktadır.

Dijital Sefalometrik röntgen

Sefalometrik röntgen cihazıyla ön, arka ve yan pozisyonlarda kafa kemikleri ve yumuşak dokular aynı filmde görüntülenmektedir. Bu yöntem çekim genelde ortognatik cerrahi gerektiren hastalardan alınmaktadır. Tedavi öncesi tedavi planının hazırlanmasında ve tedavi sırasında veya sonrasında tedavinin etkilerini değerlendirebilmek amacıyla alınır.

diş çekimi

DİŞ ÇEKİMİ

diş çekimiDiş Çekimi Sonrası Neler Olur , Neler Yapılmalıdır ? 
Ortalama 3 saat sonra uyuşukluk hissi geçer. ( Kişisel ve yapısal özelliklere, ilaç tipine göre bazen 1, bazen de 4 – 5 saat sürebilir.)
Çekim yerine konan tampon, 15 dakika dişler sıkılarak bastırılmalıdır, çekim yarasının ilk andaki kanaması bu tamponlama ile durdurulmaktadır.
Konulan tamponun sık sık değiştirilmesi pıhtılaşmayı geciktireceğinden tavsiye edilmez.
Tampon atıldıktan sonra ( kişiye ve yara yerine göre ) pıhtılaşma başlayana kadar sızıntı şeklinde bir kanama olur.
Uyuşukluk geçtikten sonra hafif bir ağrı olabilir. Bu durumda ( Aspirin gibi kanamayı arttırıcı ilaçlar dışında ! ) ağrı kesici bir ilaç kullanılabilir.

Diş Çekimi Sonrası Neler Yapılmamalıdır ?

  • En az 3 saat (özellikle çay, çorba gibi çok sıcak olan ) yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı.
  • Sıcak banyo yapılmamalı, Sıcak havada, Güneş altında kalınmamalı,
  • Sigara vb. içilmemeli , Alkol alınmamalı,
  • Dudaklarda uyuşukluk varsa geçene kadar ısırarak kontrol yapılmamalı,
  • Temizliğinden emin olunmayan gıdalar ağıza alınmamalıdır.
  • Diş çekimi yarası 1-2 hafta içinde kapanır.

ÇENE CERRAHİSİ

 

Çene cerrahisinin çalışma alanı içinde olan diğer bir konu ise, doğumsal veya sonradan gelişen çene yüz anomalileridir. Bunlar arasında sıklıkla rastlanan damak-dudak yarıkları, alt veya üst çenenin ileride veya geride konumlanması nedeniyle çiğneme fonksiyonunun ve estetiğin bozulduğu durumlar gelmektedir.

Çene cerrahisi başta ağız ve dişlere bağlı kistler tümörler gibi patolojilerin yanı sıra diş ve çene kırıkları çene kemiği içinde gömük kalmış dişlerin çıkartılması veya sürdürülmesi, protez yapımına yardımcı olmak için ağzın sert ve yumuşak dokularında yapılan düzeltmeleri içermektedir. Çene-yüz bölgesi ağrıları, alt çene eklemi hastalıkları tükürük bezi rahatsızlıkları da çene cerrahisinin çalışma alanı içindedir. Aynı zamanda bazı sistemik hastalıkların ağız içerisindeki belirtilerinin saptanması ve tedavisi de çalışma alanına girer.

 

20 yaş dişlerine hangi durumlarda operasyon yapılır. Binlerce yıl öncesine göre kıyaslandığında daha yumuşak ve hazır yeme alışkanlığına bağlı olarak, insanların çene yapısında küçülme, dolayısıyla ağızda küçülme, dişlerin şekillerinde düzleşme olmuştur. Bu durum en fazla 20 yaş dişleri dediğimiz 18 yaşından itibaren çıkmaya başlayan çene kemiğinin en gerisindeki dişleri etkilemiştir. Genellikle bireylerin ağzında bu dişlerin rahatlıkla sürebilmesi için yeterli alan bulunmadığından günümüzde birçok genç insanda 20 yaş dişleri sorun teşkil etmektedir. İnsanlarda 20 yaş dişleri genellikle yer darlığından ötürü, bazen de yanlış konumlanışa bağlı olarak süremeyip gömük ya da yarı gömük kalırlar. Gömük 20 yaş dişleri genellikle o kişiye ağrı, şişlik, ağzı yeterince açamama gibi rahatsızlıklar verebilmektedir. Süremeyen 20 yaş dişinin etrafında çene kemiğine yapışık, sürme apsesi dediğimiz kistik bir lezyon oluşabilir (20 yaş dişlerine bağlı yaşanan ağrı ve şişlikler genelde bu lezyonun akut enflamasyonlarında oluşmaktadır). Ayrıca 20 yaş dişleri komşu olduğu dişin kökünü eritebilir ve geniş bir çene kemiği defektine yol açabilirler. 20 yaş dişlerinin ön dişleri sıkıştırıp çapraşıklığa yol açması durumuna da sıklıkla rastlanmaktadır.

20 yaş dişi cekimi fiyat bilgisi almak icin arayınız 05345495016 estetik.dentist@gmail.com

Yirmi yaş dişi çekim

Yirmi yaş dişi, 

7 yaşından 25 yaşına kadar gelişmektedir.

9 yaşında radyografilerde de görülmeye başlayan yirmi yaş dişi,

14 yaşında “kuron” denen üst bölgesinin oluşumu tamamlanır. 16 yaşına gelindiğinde,
kök oluşumunun %50’si tamamlanır.

 Bundan sonra çeneninde gelişimi ile beraber yirmi yaş dişi için yer oluşmaya başlar.
18 yaşında kök oluşumu tamamlanır. 24 yaşında, yirmi yaş dişlerinin %95’i bütün haraketlerini tamamlar.
Bu aşamada diş ya çıkış yolunu takip edip sürmesini tamamlar, ya da farklı bir yöne doğru kendine
 çıkış yolu yaratmaya çalışır. Problemler, bu aşamaların herhangi birinde oluşabilir.

Farklı yöne çıkan, gömülü kalan veya herhangi bir patolojiye sebep olan bu yirmiyaş dişleri,
neden normal seyirlerinde süremezler? Aslında bu durumu açıklamak için zaman içinde bir çok
 farklı açıklama yapılmıştır. Bunlardan bir kaçına örnek vermek gerekirse;

Yirmi yaş dişlerinden birden fazla kök varsa bunların farklı süreçte gelişmesi dişlerin normal
 seyrinde sürmemesini sebep olabilmektedir.
Diğer bir sebep ise diş genişliklerinin fazla, fakat çenedeki alanın az olmasıdır. Buna bağlı
 olarak diş sürmesini tamamlayacağı alana ulaşamaz.
Gelişim sırasında oluşan sıkıntılar da bu sebeplerin içinde sayılabilmektedir.
Peki her yirmi yaş dişi çekilmeli midir? Veya hangi yirmi yaş dişi çekilmelidir?

Maalesef gömülü yirmi yaş dişi, genelde hastalarda çok ciddi problemlere sebebiyet verir.
Örnek vermek gerekirse,

Yarı gömülü yirmi yaş dişinin çevresinde oluşan iltihapın (perikoronitis) sebep olduğu,
çok ciddi ağrı tablosu
Çevre dişlerde çürük oluşumuna sebep olma
Dişlerde sıkışıklık dolayısıyla şekil bozukluğuna yani ortodontik problemlere sebep olma
Yirmi yaş dişi kaynaklı kist veya tümör oluşumuna zemin hazırlama
Bulunduğu bölgedeki kemiği enfeksiyon benzeri oluşumlarla eritme
Çene kırığına sebep olabilme
Açıklanamayan ağrı tablosu , yirmi yaş dişlerinin oluşturabildiği problemlerin başında gelmektedir.
 Ama bu bütün risklere rağmen biz “Bütün yirmi yaş dişleri çekilmelidir.” gibi bir tespit yapamayız.
Eğer bir yirmi yaş dişi sürmüşse ve aktif olarak kullanılıyorsa veya gömülü yirmi yaş dişi herhangi
bir probleme ne hasta açısından ne de diş hekimi açısından neden olmuyorsa, çekimi zorunlu değildir.

Fakat gömülü olan bir yirmi yaş dişi ne yazık ki patlamaya hazır bir bomba gibidir.
Yapmamız gereken altı aylık düzenli kontroller için diş hekimimize gitmemiz ve bu kontrollerde
düzenli olarak yirmi yaş dişlerimizi net olarak gösteren radyografiler aldırmamızdır.

Yirmi yaş dişinin çekimine karar verilmesi durumunda, diş çekimi yapılacak alan sterilizasyon
 kurallarına uygun olarak hazırlanmalı, alana lokal anestezi uygulanmalı ve dişin çekimi cerrahi
 prensiplere göre uygun olarak yapılmalıdır.